Seminer: Müzik ile Tedavi ve İnsanlığın Yüksek Değerleri
Yöneten: Yard. Doç Dr. R. Oruç Güvenç
21 - 22 Şubat 2004 (Cumartesi - Pazar)
09:00 - 18:00 arası
Erzurumlular vakfı
Değerleri ancak günümüzde yeniden keşfedilen Türk Müziği’nin şimdiye kadar araştırılmamış farklı kulvarları Türk Müziğini Araştırma ve Tanıtma Gurubu TÜMATA tarafından 27 senedir araştırılmakta ve ulaşılan sonuçlar yeni nesillere konser, seminer, CD ve kaset çalışmaları ile aktarılmaktadır.
Türk Musikisi Makamlarının ruhi ve fiziki hastalıklara cevap veren tedavi değerleri, meditatif özellikleri, burçlara, organlara ve zaman bağlantılarına paralellik gösteren makam yelpazesi günümüze kadar bilinmeyen lakin eski dönemlerde Şam, Amasya, Sivas, Kayseri, Bursa, Manisa İstanbul ve Edirne şifahanelerinde (Darül-şifa) sıkça faydalanılan müzik terapi ve tedavi metotları Tümata’nın araştırma ve geliştirme konularıdır.
Gurubun en çok ilgi çeken konusu olan Otantik Türk Musikisi ile Tedavi Geleneği seminer ve konser olarak 21 ve 22 Şubat, Cumartesi ve Pazar günleri Ankara’da düzenlenecektir. Müzik makamlarının burçlara, organlara ve zaman bağlantılarına olan ilişkisi de seminerin bir diğer ilgi çeken konusu olacaktır.

- Seminer sabah saat 09,00'da başlayacaktır ve akşam saat 18,00'a kadar sürecektir. (9 saat)
- Öğle arası katılımcılarla birlikte Meşhur Erzurum Kebabı ile birlikte tam menü yemek yenecektir.
- Türk Musikisinin gelişimi, doğuşu ve bize miras kalan değerleri seminerin yürütücüsü Yard. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç tarafından anlatılacak ve gurubu Tümata ile birlikte musikiler icra edilecektir.
- Avrupa’da Tümata gurubunun düzenlediği bu seminerlere ilgi çok büyük olmakta ve seminerlerin yapıldığı ülkelerin gerek yerel gerekse ulusal medyasında büyük yankı uyandırmaktadır.
- Ülkemiz basınında da sık sık yer bulan Otantik Türk Musikisi ile Tedavi Geleneği, katılımcılara şimdiye kadar yaşamadıkları Musiki tatları ve hislerini yaşatacaktır. Yüzyıllar öncesinde Darül-şifa (Şifahane) diye adlandırılan tedavi ve terapi merkezlerinde kullanılan müziğin tedavi edici ve koruyucu özellikleri aslına uygun olarak yeniden icra edilecektir.
- Katılımcılar, Otantik Türk Musikisi ile terapi geleneğini yeniden yaşarken vücudun ihtiyacı olan enerji akışını engelleyen etkenlerin azaldığını ve yavaşça kaybolduklarını hissedeceklerdir.
- Müziğin ruhi ve fiziki etkilerini gözlemleme ve hissetme imkanına sahip olacak katılımcılara konser sonrasında tedavi değeri olan CD hediye edilecektir.
- Seminerde Aktif ve Reseptif (Pasif) Müzik terapi bölümleri vardır.
Bu bölümlerde katılımcılara
- Arşetipikal Hareketler (AnadoluYogası): Aktif terapi
- İmaj Terapi: Reseptif (Pasif) terapi
- Baksı Dansı
gösterilecek ve öğretilecektir.
Arşetipikal Hareketler (Aktif Terapi):
Anadolu Yogası olarak da bilinen bu hareketlerin amacı bedeni, ruhi ve fiziki yönde geliştirmesi ve korumasıdır. Hareketlere pentatonik müzik eşlik etmektedir. Yurt dışında büyük ilgi uyandıran ve kültürümüzün keşfedilmemiş parçalarından olan bu hareketleri zamanında atalarımız sağlıklı ve zinde bir hayat için topluca ve bireysel olarak uygularlardı. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve bu vesile ile bir çok hastalığın oluşması karşısında koruyucu rol üstlenen hareketlerin, gündelik hayata uyarlanmasının yararları modern tıbbın bir çok kolunu ilgilendirmektedir. Hareketlerin tamamı katılımcılara öğretilecek ve topluca egzersizler yapılarak katılımcıların hisleri paylaşılacaktır. Hareketlerin Yoga’da kullanılan hareketlere benzemesinden dolayı Anadolu Yogası olarak da adı geçmektedir.
İmaj Terapi (Pasif Terapi):
Müzik ile tedavi konusunda en çok baş vurulan yöntemlerden birisi de imaj terapidir. Çok rahatlatıcı ve gevşetici bir terapi yöntemi olan imaj terapiden elde edilen sonuçlar katılımcılarla paylaşılacaktır. Yere sırt üstü uzanılarak gerçekleşen seans esnasında zihnin düşünce, vesvese ve benzer dış etkenlerden arındırılmış olması gerekmektedir. Katılımcılardan, terapi esnasında uygulanacak olan su sesine konsantre olarak kendilerini akarsuyun büyük koluna ulaşmaya çalışan küçük bir su akıntısı gibi düşünmesi istenecektir. Ve bu küçük su kolu akarsuyun büyük kolu olan müziğin sesiyle buluşmaya çalışacaktır. Terapi sonunda müziğin zihinde oluşturduğu imajlar müzik terapistlerine aktarılacak ve nedenleri tartışılacaktır. Bu seanstan sonra katılımcılar, vücudun ihtiyacı olan enerji kanallarını tıkayan etkenlerin azaldığını ve ortadan kaybolmaya yüz tuttuğunu hissedeceklerdir.
Baksı Dansı
Stres, depresyon, halsizlik, kas spazmları, kireçlenme ve romatizmalar gibi rahatsızlıklar için son derece faydalı ve etkili bir tedavi yöntemidir. Öğretilecek hareketlerin evde, işyerlerinde ve günlük hayatın her yerinde uygulanması bu tür rahatsızlıklara karşı en etkili tedavi ve koruma yöntemi olarak bilgi ve deneyimlerimizde yer alacaktır.. Kan dolaşımının artması, beyine oksijen taşıyan kanalların rahatlaması, stres ve depresyonun omuzlara bindirdiği yüklerin dağılması ve tabiatı taklit ederek insanın doğasını yeniden yakalaması tedaviyi başarıya ulaştıran etkenlerdendir. Bu dans geleneğinin bir ilginç hikayesi de Eski Türklerde Baksı Dansı yapamayan erkeğe kız verilmemesidir. Son derece neşeli ve hareketli olan Baksı Dansı seminer ve konserlerin en ilgi çeken bölümlerinden birisidir.
Yarışma
Müzik Enstrümanlarından daha önce duymadığınız doğa ve hayvan sesleri, hepimizin bildiği “Ali Baba’nın Çiftliği “ müziği eşliğinde bir yarışma olarak katılımcılarla paylaşılacaktır. Bu bölümde müzik enstrümanlarının taklit ettiği sesleri bilenlere Müzik Terapi ve Burçlara Göre Makamlar Cd’si hediye edilecektir. Katılımcıları geçmişin çocukluk neşelenmeleriyle yeniden kucaklaştıran bu çok ilginç yarışma seminerin en renkli bir diğer aktivitesidir.
 Enstrümanlar
Seminerde kullanılacak olan enstrümanlardan bazılarının özelliği yaklaşık 3000 yıl öncesinde kullanılan orijinal müzik aletlerinin kaynaklarına sadık kalınarak yeniden oluşturulmasıdır.
Günümüzde artık bilinmeyen ve kullanılmayan bu enstrümanların yeniden keşfedilme hikayesi de çok ilginçtir: Eski Türklerin yoğun yaşadığı Tuva bölgesinde yapılan araştırmalarda, mağara duvarlarına çizilmiş müzik enstrümanlarına rastlanmıştır. Yaklaşık 3000 – 5000 yıllık geçmişi olan bu resmedilen kompozisyonlarda dönemin musiki sanatı ve icrası yansıtılmaktadır. Bilindiği gibi çok sesli müzik (Pentatonik Melodiler) Eski Türk Medeniyetlerinden Çin Uygarlığına geçmiştir. Bu geçiş yapılan araştırmalar ve bulgular neticesinde tarihçiler tarafından da kanıtlanmıştır.
Tümata gurubunun icra ettiği müzik enstrümanlarının bir çoğu eski tarih kitaplarında ve mağara duvarlarında yer almaktadır. Gurubun kullandığı enstrümanların bir kaçı bu kaynaklardan esinlenerek yapılmıştır.
Otantik Enstrümanların çıkardığı sesler ve yarattığı etkiler İbn-i Sina ve Farabi'nin eserlerinde bahsettiği Türk Musikisinin tedavi değerlerine denk olduğu saptanmıştır. Bu durum Avrupa'da büyük ilgi görmüş ve Türk musikisinin tedavi edici gücü bilimsel deneylerden ve gurup çalışmalarından geçirilmiştir. Elde edilen sonuçlar ve kanıtlar Otantik Türk Musikisi’nin tedavi değerlerini bilimsel olarak kanıtlamıştır. Yurt dışında eğitimi verilen müzik terapi okullarında Otantik Türk Musikisi enstrümanlarının çıkardığı özel sesler ve makamlarla tedavi geleneği yeniden hayata geçirilmekte ve bir çok hasta bu uygulamadan faydalanmaktadır.
Şimdiki enstrümanların atası olan bu antik enstrümanların yeniden gün ışığına çıkması da Tümata'nın Musikimize kattığı bir diğer özelliktir.
Tümata’nın İstanbul Sultanahmet’te bulunan merkezinde bu antik enstrümanlar kaynaklarına sadık kalınarak bire bir yeniden yapılmaktadır. Bu merkez 300’den fazla Otantik Türk Musikisi enstrümanı ile Geleneksel Türk Musikisi Müzesi görünümündedir. Tümata’nın merkezinin hemen altında hizmet veren Otağ Müzik Merkezi Cd, kaset, VCD, nota arşivleri ve kitapları ile Türk Musikisi Gönüllülerinin, meraklılarının ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Eski Türklerdeki Müzik Sanatını, geleneklerini ve şimdiki müziğimizin keşfedilmemiş değerlerini araştırmak ve geliştirmek için kaynak ihtiyacı olanları sahip olduğu eşsiz kaynaklarla karşılayan Otağ Müzik Merkezi İstanbul’da bulunan ve yolu İstanbul’dan geçen bütün yolcular ile birlikte sanat ve kültür sevenleri beklemektedir.
Not: Katılımcıların rahatça oturmak için bir minder ve gerektiğinde uzanmak için de bir battaniye getirmeleri gerekmektedir
Adres:
Erzurumlular Vakfı
Anıt Cad. No: 8/1
Tandoğan / ANKARA
Bilgi için:
TÜMATA:
0212 511 15 38, info@tumata.com
Ankara:
0312 235 21 22, 0535 824 6974, ankaratumata@yahoo.com
|